Son Dakika Haberler

PANDEMİ’DEN SONRA DÜNYA NEREYE GİDECEK- Levent Karataş

PANDEMİ’DEN SONRA DÜNYA NEREYE GİDECEK- Levent Karataş
Okunma : 151 views Yorum Yap

PANDEMİ’DEN SONRA DÜNYA NEREYE GİDECEK

 

Kapt. Levent KARATAŞ

Dünya teknolojik gelişmelerin etkisiyle öngörülemeyen bir yerlere doğru hızla  giderken  birden bire ortaya çıkan pandemi günleri  neler olduğunun farkına varmamızı sağladı.   Sanal alış verişler ve sanal hizmet alımları sokağa çıkılamayan günlerde  hayatımızı kolaylaştırırken, bundan sonra ne olacak sorusunu da aklımıza getirdi.  Bizler  evlerimize  kapanırken, diğer yandan yeni meslekler ve yeni çalışma alanları ortaya çıkıp,  klasik meslekler tarihe karışmaya başladı bile.  Bu değişimin devletleri dolayısıyla bireyleri etkileyen en temel unsuru öncelikle ekonomi olmakla birlikte yakın gelecekte  eğitimden,  sağlığa  ve iş hayatından sosyal yaşama kadar her şey başka boyuta taşınacak.  Bu değişime hazırlıklı olanlar, alt yapılarını hazırlayanlar  diğerlerinden bir kaç adım önde olacaklar.

Öncelikle, Yeni sistemin GÜÇ KAYNAĞI,  TEKNOLOJİ.  YAKITI, VERİ ve İŞLETİMİ  ise BİLGİ olacak.  Eskisi gibi bir iş yerine girip uzun yıllar çalışma dönemi sona erecek. Yani, sürekli bir iş olmayacağı gibi, iş yeri kavramıda tarihe karışacak. Uzaktan çalışmalar,ev-ofis  ve proje bazlı çalışmalara geçirilip,  işe gitme ifadesi giderek anlamını yitirecek. Takım çalışmasına uyumlu her yaştan insanlar yaş, dil, din ayrımı olmaksızın bir proje için bir araya gelecekler ve proje sona erdiğinde iş de sona erecek.  Yeni ortaya çıkacak mesleklerin bir bölümü teknik nitelikte olacak. Güçlü teknik niteliğe sahip çalışanlar kurumlarda önde gelen görevler alabilecekler. Geleneksel olarak teknik olarak değerlendirilmeyen meslekler de teknolojik alt yapı destekli bilgisayar ve benzer cihazlar kullanımına bağlı olacak. Mesela Muhasebeciler, yabancı dil eğitimcilerini,  belki de bir çok avukatı zor bir gelecek bekliyor. Yerinde sayan, kendini geliştirmeyenler için iş bulma maalesef çok ama çok zor olacak. İş yeri kavramı ortadan kalkınca evden çalışanların ailelerine ayırdıkları süre de haliyle artacak.   İşyerleri çok azalacak ama onlarda bu değişimden paylarını alacaklar. Mesela, çalışan olmayınca İş yeri hekimliği diye bir branş olmayacak. İş yerinin amaçları arasında çalışanlar için  kreş, sosyal tesis gibi yerler olmadığından bunlar da ortadan kalkacaklar.  Her kuruluşun temel yetkinliği ve varlık nedeni açıkça belli olmak durumunda olacaktır. Yani, dahili ticaret gibi uygun bulduğunu al, pazarı bulunca sat gibi bir işletme kalamıyacağı gibi, ne iş olsa yaparız abi gibi çalışanlarda bu oyunda yer alamayacaklar. Kurumsal yapıdaki şirketlerin performans hedefleri ve performans değerlendirmeleri daha karmaşık fakat daha objektif olup, değerlendirme sonuçları etkinliklerden daha önemli sayılacak,  şirketlerin değerleri ise temel bilgi düzeylerine ve teknolojik yapılarına bağlı olacaktır.

Uzaktan erişim başka bir deyişle tele-haberleşme ile şu andaki iş gücünün yarısı 5  ya da 6 yıl içinde yarı zamanlı ya da geçici anlaşmalı işlerde  çalışmak zorunda kalacaklar. Çok az sayıda ki çalışan tam zamanlı bir işte çalışma ayrıcalığına sahip olacak.

Tele – haberleşme ile büyük kentler ticaret merkezi olma niteliklerini yitirecekler.  Taşı toprağı altın kent diye bir yer de olmayacak. Büyük kentlerde yaşayanların çoğu küçük yerleşim yerlerine, köylere dönecekler. Yani evli evine köylü köyüne gidecek.  Böylece kentlerin nüfusunun azalmasıyla güzellikleri ve doğal alanları ortaya çıkacak ama kentlerde güvenlik büyük ölçüde sorun olacak.

Tarım ve gıda geleceğe yönelik önemli bir iş kolu haline gelecek. Ancak, burada meteorolojik olaylar ve ısınma sürecindeki dünyada meydana gelebilecek iklim değişimleri bu sektörü direkt olarak etkileyecek.

EĞİTİM KURUMLARI VE BİREYLER

Bir kere Tıp, Mühendislik ve benzeri  pratik gerektiren  üniversitelerin dışındaki branşlarda kampüs ve derslikler olmayacak. Uzaktan eğitim ile öğrenciler günün her saatinde okula bağlanıp  diledikleri sayıda ders dinleyebilecekler. Böylece üniversitelerde mezuniyet süreleri de kısalabilecek.  Sürekli öğrenme ve kişisel gelişim zorunluluk haline gelecek.  Çocuklarına yatırım yapabilen aileler varlıklarını ve ekonomilerini koruyabilecekler. Eğitim yüksek getiri beklenen kritik bireysel yatırım olarak algılanacak.   Bireyler çok erken yaşlarda çalışma hayatına atılmak ve ömür boyu çalışmak zorunda kalabilecekler. Devletlere büyük bir ekonomik yük getiren emeklilik kavramı  da ortadan kalkacak.  Eğitim kurumları arasında  coğrafi sınırlar ortadan kalkacağından  rekabet savaşları görülecek.  Dar alanlarda, uzmanlaşma eğitimleri veren kurumlar öne çıkacak.  Öğretim üyeleride bu değişimden nasiplerini alacaklar. Genel konu öğretmenleri yerlerini uzmanlık öğretmenlerine bırakacaklar. Öğretmenler okullarda yarı zamanlı  veya geçici olarak iş bulabilecekler.

Organizasyon becerisi en önemli yetenek olmaya aday hale gelecek.  Bu becerilerini geliştiren bireyler çok daha kolay iş sahibi olabilecekler. Sosyal ilişkiler de bir başka önemli nokta. Sosyal yapıya sahip bireylerin hayatları biraz daha kolay olabilecek.

Bütün bunlar bir anlamda modern falcılık olarak değerlendirilebilir. Ama, kendimizi çocuklarımızı bu seneryolara göre hazırlayıp eğitirsek de bir şey kaybetmeyiz.

Güzel ve sağlıklı bir gelecekte birlikte olabilmek dileklerimle.

 

07 MAYIS 2020