Son Dakika Haberler

Kural tanımıyoruz

Kural tanımıyoruz
Okunma : 3 views Yorum Yap

 

“POLİSİN GÖREVİ, KAZALARI ÖNLEMEK; VATANDAŞIN GÖREVİ KURALLARA UYMAK”… PGM Trafik Müdürü Şevket Derindağ, “Polis olarak bizim görevimiz kazaları ve ölümleri azaltmaktır. Bunun yanında vatandaşın da, sürücülerin de kendilerine göre görevleri vardır. Onlar da kendi görevlerini yaparak kurallara uymak zorundadırlar” dedi. Derindağ, ülkemizdeki ölümlü kazalar ve trafik raporlarında yer alan cezalarla ilgili detaylı verileri paylaştı. SON 10 YILDA 160

GENÇ TRAFİK KURBANI…

Son 10 yılda 337 kişiyi trafiğe kurban verdik, bu kişilerin 160’ı ise 30 yaş altı gençlerimiz. Buna göre, 18 yaşa kadar 36 kişi; 19-25 yaş arası 74 kişi; 26-30 yaş arası 50 kişiyi, yollarımızda yitirdik.

ÖLÜMLÜ KAZALARIN YÜZDE 45’İ SÜRATTEN…

Son 10 yıldaki ölümlü trafik kazalarının yüzde 45’i aşırı süratten, yüzde 14.80’i dikkatsiz sürüşten, yüzde 14.10’u ise alkollü araç kullanmaktan meydana geldi. Alkol, aşırı sürat, dikkatsiz sürüş ve emniyet kemeri takmama ölümlü trafik kazalarının başlıca nedenleri.

40 BİN KİŞİ CEP TELEFONUNDAN RAPOR EDİLDİ…

2016’dan 25 Mayıs 2021’e kadar; 317 bin 946 trafik suçu rapor edildi. Kazaların da en büyük nedenleri arasında olan suçlar baz alındığında, süratten 53 bin 739; seyir halindeyken cep telefonuyla konuşmaktan 39 bin 942; emniyet kemeri takmamaktan 20 bin 776; alkollü sürüşten 10 bin 877; dikkatsiz sürüşten 15 bin 672 ceza kesildi. Ülkemizin en büyük kanayan yarası haline gelen trafik kazalarında 1974’ten, 2021’in haziran başına kadar geçen 46 yılda 1.975 kişi hayatını kaybetti, onlarca ailenin ocağı söndü…

Ölümlü trafik kazaları yüzünden evlat acısı çekenler de oldu, öksüz ve yetim kalanlar da… Bir yandan yollarımızın sürüş güvenliği açısından yetersiz olması, diğer yandan da trafikte kural tanımamazlık, onlarca insanımızın hayatına mal oldu.

Polis Genel Müdürlüğü’nden (PGM) edindiği veriler, trafikte ne kadar kural tanımaz bir toplum olduğumuz, yüzümüze tokat gibi çarpıyor. Son 10 yılda, 2011’den 2021 Haziran ayı başına kadar, ülkemizde 337 kişiyi trafik kazalarında kaybettik. Trafik kurbanı olan 337 kişiden 160’ının 30 yaş altında olması dikkat çekici bir unsur. Ölümlü kazaların yüzde 45.20’si aşırı sürat, yüzde 14.80’i dikkatsiz sürüş, yüzde 14.10’u alkollü sürüşten dolayı meydana geldi. Öte yandan istatistiklere göre 2016-2021 (25 Mayıs’a kadar) dönemini kapsayan 6 yılda, 317 bin 946 trafik suçu rapor edildi. Son 6 yılda sürat suçundan 53 bin 739; seyir halindeyken cep telefonu ile konuşmaktan 39 bin 942; seyrüsefer ruhsatsız araç kullanmaktan 20 bin 97; emniyet kemeri takmadan araç kullanmaktan 20 bin 776; trafik levha ve işaretlerine uymamaktan 15 bin 44; alkollü araç kullanmaktan 10 bin 877; sigortasız veya kapsamı dışında araç kullanmaktan 12 bin 196; dikkatsiz sürüşten 15 bin 672, sürüş ehliyetsiz araç kullanmaktan 3 bin 377 ve diğer trafik suçlarına 106 bin 25 adet ceza kesildi.  Trafikte işlenen suçlara bakıldığında, her zaman olduğu gibi süratin yine ilk sırada olduğu dikkat çekiyor. Seyir halindeyken cep telefonu ile konuşmak suçu ise ikinci sırada.

PGM Trafik Müdürü Şevket Derindağ, istatistiklere bakıldığında yaz aylarında daha çok trafik kazasının yaşandığına dikkat çekerek haziran, temmuz, ağustos, eylül, ekim ve kasım aylarında ölümlü kazalara daha çok rastlandığını vurguladı. “Son 10 yılda 160 genç trafikte hayatını kaybetti” Trafik Müdürü Şevket Derindağ, ölümlü trafik kazalarının genelinin gençlerden oluştuğunu belirterek, son 10 yılda meydana gelen ölümlü trafik kazalarında 337 kişinin yaşamını yitirdiğini, bu kişilerin 160’ının 30 yaş altında olduğuna dikkat çekti.

Derindağ, son 10 yıllık dönemde 18 yaş grubuna kadar olan grupta 36 kişinin; 19-25 yaş grubunda 74 kişinin; 26-30 yaş grubunda ise 50 kişinin hayatını kaybettiğini ifade ederek, “Maalesef son 10 yıldaki ölümlü kazaların hemen hemen yarısı gençlerimizden oluşuyor” dedi. Şevket Derindağ, söz konusu kazaların oluş sebeplerine bakıldığında, aşırı sürat ve alkollü araç kullanmanın ön plana çıktığının görüldüğünü belirterek, “Gençlerimiz ne zaman, nerede sürat yapmamaları gerektiğini, alkol aldıktan sonra başlarına nelerin gelebileceğinin bilincinde olmalıdır” ifadesini kullandı.

Derindağ’ın,verdiği mülakat şöyle:

SORU: Polisin trafikteki görevi nedir?

DERİNDAĞ: Öncelikle trafik, bir yerden, başka bir yere ulaşım anlamına gelir. Herkes bir yere ulaşmak için trafiği kullanır.  Trafikte sadece araçlar ve motosikletler değil, yayalar da var. Tüm dünyada olduğu gibi trafik herkesi ilgilendiren bir durum olduğu için ülkemizde de her zaman gündemde olan ve olması gereken bir konudur. Trafikte yapılan yanlış bir hareket, insanların hem canını sıkar, hem de sinirlendirir.

Biz altyapılarla ilgili önerilerimizi Karayolları Dairesi ve belediyeler gibi ilgili mercilere sunuyoruz. Ancak bunun dışında trafikle ilgili trafiği kullanan vatandaşların da görevleri vardır. Trafikte polislerin görevleri, trafik suçlarını önlemek, mevcut yasaları uygulamak ve denetlemektir. Altyapıyla ilgili sorunlar polise değil, Karayolları Dairesi ile ilgili belediyelere aittir.

Biz trafik kazalarını önlemek için elimizden geleni yapıyoruz.

SORU: Trafikteki polis ve polis aracı sayısı yeterli mi?

DERİNDAĞ: Hem polis sayımız, hem de araç-gereç sayımız mevcut kadromuza göre yüzde 50 eksik… Ancak biz bu eksikliğimizin arkasına sığınmıyoruz. Elimizden gelen tüm çabayı ortaya koyuyoruz.

SORU: Peki bu eksiklikler nereden kaynaklanıyor?

DERİNDAĞ: Polisin zaten genel kadrosunda eksiklikler mevcut. Zaman içerisinde personelin emekliye çıkması, farklı birimlerin açılması gibi çeşitli nedenlerle eksiklikler yaşanmaktadır. Ancak altını çizerek söylemek istiyorum; biz, ‘polis sayısı yetersiz’ ibaresinin arkasına sığınmıyoruz.  Görevimizi neyse onu yerine getirmeye çalışıyoruz. Sayımız ne kadar eksik olsa da polis, görevini en iyi şekilde yapacaktır. “1974’ten bu yana 1975 kişiyi trafikte kaybettik”

SORU: Pandemi döneminden sonra trafik kazalarında ciddi bir artış gözlemlemekteyiz. Bu kazalarla ilgili veriniz var mı?

DERİNDAĞ: Ülkemizde pandemi nedeniyle çeşitli kapanmalar yaşandı. Bu da 2020-21 yılı istatistiklerimizde dengesizliklere neden oldu. Trafikte polisin yanı sıra, sürücülerin, yayaların, hatta trafiği kullanan tüm vatandaşların görevi vardır. İstatistiklere bakıldığında, açılma-kapanma dönemlerinde dengesiz bir tablo görmekteyiz.

Çünkü kapanmalar nedeniyle bazı aylarda trafik neredeyse hiç yoktu… Ancak genele baktığımızda, 1974’ten bu yana 1975 kişiyi trafikte kaybettik. Polis olarak bizim görevimiz kazaları ve ölümleri azaltmaktır. Bunun yanında vatandaşın da, sürücülerin de kendilerine göre görevleri vardır. Onlar da kendi görevlerini yaparak kurallara uymak zorundalar”.

SORU: Yılların tecrübeli bir polisi olarak yaz döneminde kazaların artmasını öngörüyor musunuz?

DERİNDAĞ: Açılma-kapanma döneminden sonra, sınır kapılarımızın da açılmasıyla trafikte hareketlilik beklenmektedir. Bu yüzden vatandaşlarımızın, bir o kadar daha dikkatli olması gerektiğini düşünüyorum. İstatistiklerimize baktığımızda, yaz aylarında trafik kazalarında artışlar görülmektir. Hatta ölümlü trafik kazalarına da bu aylarda daha çok rastlanmaktadır. Genel anlamda haziran, temmuz, ağustos, eylül, ekim ve kasım aylarına ölümlü kazalar daha çok yaşanmaktadır. “Son 10 yılda 160 gencimizi toprağa verdik”

SORU: Peki yaz dönemlerinde trafik kazaların artmasının sebebi nedir?

DERİNDAĞ: Bunun esas nedeni, yaz aylarında günlerin daha uzun olması, eğlencelerin daha çok yapılmasıdır. Ayrıca yaz aylarında alkol tüketiminin daha yaygın olması da ölümlü kazalara neden olmaktadır. Biz bu konuda üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz.  Trafik polisinin görevi ceza yazmak değil, trafik kazalarını, özellikle de ölümlü kazaları azaltmaktır. Bizim görevimiz, insanlarımızın ölmesini engelleyerek manevi ve maddi yönden yıkılmalarını önlemektir. Ceza ikinci plandadır. Polislerimiz hiçbir zaman trafik cezası kesme meraklısı değildir.

SORU: Ölümlü kazaların yaş grubu hakkında bilgi verebilir misiniz?

DERİNDAĞ:
Ölümlü trafik kazalarının geneline baktığımızda, büyük bir oranda gençlerimizi kaybettiğimizi görüyoruz. Son 10 yılda 160’ı 30 yaş altı olmak üzere 337 kişiyi trafik kazalarında kaybettik. İstatistiklere göre son 10 yıllık dönemde 18 yaş grubuna kadar olan grupta 36 kişiyi; 19-25 yaş grubuna kadar olan grupta 74 kişiyi; 26-30 yaş grubuna kadar olan grupta da 50 gencimizi trafiğe kurban verdik. Maalesef son 10 yılda meydana gelen ölümlü trafik kazalarının hemen hemen yarısı gençlerimizden oluşuyor. SORU: Ölümlü kazaların sebepleri nedir? DERİNDAĞ: Ölümlü kazaların yapılış sebeplerine baktığımız zaman aşırı sürat ve alkollü araç kullanmak ön plana çıkmaktadır. Bu kazaların yüzde 45.20’si aşırı sürat, yüzde 14.80’i dikkatsiz sürüş, yüzde 14.10’u alkollü sürüş, geriye kalan oran da diğer suçlar nedeniyle oldu.  Yani alkol ve aşırı süratle birlikte dikkatsiz sürüş ölümlü trafik kazalarına neden oluyor.

SORU: KKTC ve TC vatandaşları dışındaki diğer ülke vatandaşlarının ülkemizde çok fazla kaza yaptığı söyleniyor. Bu konuda elinizde bir veri var mı?

DERİNDAĞ:
Evet. KKTC ve TC vatandaşları dışında kaza yapan kişilerle ilgili verilerimiz mevcuttur. Diğer ülke vatandaşlarının yaptığı trafik kazalarına baktığımızda 2016 yılında toplam 3 bin 967 trafik kazasının 428’ini; 2017 yılında 3 bin 983 kazanın 493’ünü; 2018 yılında 4 bin 123 kazanın 516’sını, 2019 yılında 3 bin 648 kazanın 333’ünü, 2020 yılında 2 bin 887 kazanın 347’sini ve 2021’in haziran başına kadar da 856 trafik kazasının 102’sini üçüncü dünya ülke vatandaşları yapmıştır. Son 5 yılda meydana gelen ölümlü trafik kazalarında ise 41 üçüncü dünya ülkesi vatandaşı hayatını kaybetti. “Amacımız sürati düşürmek, kazaların önüne geçmektir”

SORU: Trafik kazalarına karşı farkındalık yaratmak adına ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

DERİNDAĞ:
Farkındalık konusunda çeşitli platformlarda kamu spotları yayınlıyoruz. Kamu spotlarımız özellikle aşırı sürat, alkollü araç kullanımı, cep telefonuyla konuşma ve emniyet kemeri konusunda yapılıyor. Ayrıca bu konularda üniversitelerimizde de derslerimiz mevcut. Gençlerimizi bilinçlendirmek ve bu suçların önüne geçmek için çalışmalarımızı hız kesmeden yapıyoruz. Toplumumuzun okuma-yazma düzeyi oldukça yüksek. Gençlerimiz ne zaman, nerede sürat yapmamaları gerektiğini, alkol aldıktan sonra başlarına nelerin gelebileceğinin bilincinde olmalıdır.

SORU: Aşırı sürate karşı sadece sabit kameraların olması yeterli mi?

DERİNDAĞ:
Aşırı sürati önlemek için gereken yerlere sabit kameralar konmuştur. Ancak dediğiniz gibi yeterli değil.  Bu yüzden polislerimiz, sıklıkla devriye yapmaktadır. Polislerimiz özellikle sabit kamera olmayan yerlerde kontrol yapıyor. Amacımız sürati düşürmek, kazaların önüne geçmektir. “Son 5 yılda 40 bin kişi cep telefonundan rapor edildi”

SORU: Kazaların oluş sebeplerinde cep telefonunun da etkisi var mı?

DERİNDAĞ:

Elbette. Trafik kazalarının oluş sebeplerinde cep telefonu kullanımı da oldukça yaygındır. Her yıl ortalama 7800-8000 bin civarı kişi cep telefonundan rapor ediliyor. İstatistiklere baktığımızda, son 5 yılda 40 bin kişinin cep telefonundan rapor edildiğini görmekteyiz.

SORU:
Cep telefonu kullanan bir sürücünün trafik kazası yaptığı nasıl tespit edilebilir?

DERİNDAĞ:
Bunun tespiti biraz zor.  Eğer görgü tanığı veya kamera kaydı yoksa tespit etmek çok zor. Ama tek başına yapılan trafik kazalarında, yani düz yolda giden bir sürücü, önündeki arabaya çarparsa, onun altında cep telefonu yatmaktadır.  Çünkü cep telefonu da bir dikkatsizlik nedenidir. Araç kullanırken cep telefonuyla konuşma, kulaklıkla da olsa, bluetooth’la da olsa yasaktır. Çünkü bu kişinin dikkatini dağıtır. Kişi kendini başka bir ortamda zanneder. SORU: Trafik kazalarında emniyet kemerinin önemi nedir?

DERİNDAĞ:
Sürücülerin emniyet kemeri takmaması maalesef ölümlü kazalara ve ciddi yaralanmalara neden olmaktadır. İstatistiklere göre son 5 yılda, trafiğe kurban verdiğimiz kişi sayısı 191. Bu kişilerin 113’ünü emniyet kemeri takmadıkları için kaybettik. Bu da ölümlü kazaların yüzde 68.90’ına denk geliyor. Bu arada sadece önde olanın değil, arka koltukta oturanların da emniyet kemeri takması zorunludur. Çünkü bir çarpma anında araç içerisinde savrulmalar olabilir. Bugüne kadar gittiğimiz trafik kazalarında, özellikle de araç devrilmelerinde, kaza yapan araçta herhangi bir hasar olmamasına rağmen, araçtan savrulan kişilerin hayatlarını kaybettiğini de gördük”.   “Trafik, aile içi eğitimle başlamalı” SORU: Sizce trafik eğitimine çocukluk çağından başlamak gerekmez mi?

DERİNDAĞ:
Trafik herkesi ilgilendiren bir konu… Bu yüzden trafik eğitimi ilk önce aile içi eğitimle başlamalıdır. Aileler, çocuklarına, karşıdan karşıya geçerken “sağa-sola bak”, “yaya geçidi olan yerleri kullan” ya da arabayla bir yere gitmeden önce “ön koltukta oturma, arkada otur” şeklinde bilgileri öğretmelidir. Trafik eğitimi aile içi eğitimden sonra ilkokullarda da devam etmeli… İlkokul çağındaki çocuklara nasıl bisiklet kullanılır, yollarda nasıl yürünmeli ve trafikte yayaların görevleri hakkında eğitim verilmelidir.

Ortaokul ve lise çağlarındaki kişilere de araçların teknik özellikleri öğretilmelidir. Ayrıca trafik kazalarına sebep veren suçlarla ilgili de eğitim verilmelidir. Bu eğitimlerin okul müfredatlarına konulması gerekiyor. Tabii bu eğitimler, tecrübeli polisler tarafından verilmeli.