Son Dakika Haberler

KORSANLIK, KORSANLARA TAVSİYELER  VE SİLAHLANMA, SİLAHLANANLARA TAVSİYELER

KORSANLIK, KORSANLARA TAVSİYELER   VE  SİLAHLANMA, SİLAHLANANLARA TAVSİYELER
Okunma : 269 views Yorum Yap

KORSANLIK, KORSANLARA TAVSİYELER VE SİLAHLANMA, SİLAHLANANLARA TAVSİYELER

Ramadan CAFER

Önce, Korsanlıktan başlıyayım. Kelimenin sözlük anlamına baktığımızda karşımıza çıkan sonuçlar ;

  • Bir hakkı izinsiz kullanma.
  • Denizde gemi, adam ve mal gaspını yağmalamayı içeren deniz haydutluğu.

Kelimenin sözlük anlamlarını gördükten sonra gelelim kimlerin korsanlık yaptığına

 

 

Doğu Akdeniz’deki  doğalgaz ve petrol yataklarında yaklaşık 100 trilyon dolarlık rezerv bulunduğu söyleniyor. Bu doğalgaz yataklarının büyük bölümü Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Güney Kıbrıs Rum Korsan devletlerinin Münhasır ekonomik bölgelerinde.

Bu bölgeler de parsellenip numaralanmış durumda.  Buraya kadar bir sorun yok. Sorun nerede başlıyor. Kıbrıs Adasında bulunan iki devlet’ten biri diğerini yok sayıp bütün alanlara haksız ve hukuksuz sahip olmaya teşebbüs edip, hatta teşebbüs etmekle kalmayıp bu parselleri sıkılmadan ihaleye çıkarıp söz sahibi olmaya çalışınca, parsellerin sahipleri malına sahip çıkmak durumunda kalmıştır. Bunu gören uluslararası petrol şirketleri parsellerin uluslararası hukuka göre gerçek sahibini görünce tası tarağı toplayıp, bölgeyi terk ettiler.

Şimdi gelelim yazımız başına korsanlığı tanımlayan iki sözlük tanımından bahsetmiştik. Neydi bunlar ? Hatırlayalım.

  • Bir hakkı izinsiz kullanma.

Güney Kıbrıs Rum Korsan  devletinin yukarıda yaptıkları bu tanıma uyuyor mu? Uyuyor. Başkasına ait bir parsele izinsiz girip, üstelik parseldeki hakları izinsiz kullanmaya kalkarsanız adınız KORSAN olur. Türkçe’ de bir söz vardır. “Destursuz bağa girenin vay haline “ derler.

  • Denizde gemi, adam ve mal gaspını yağmalamayı içeren deniz haydutluğu.

Bu parsellei içeren Münhasır Ekonomik Sahalar arasında sizin olmayan parseller var mı? Başka bir deyişle başkasına ait bir parsele girip buradaki malı yağmalamaya kalkıyormusunuz? Evet. O halde adınız yine KORSAN olur.  Bütün bunları bilip bu teşebbüslere devam ettiğiniz için birileri de size Korsan derse bundan alınıp, gocunmaya hakkınız kalmaz.

Daha fazla bilgi sahibi olmak isteyenler için Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku sözleşmesinin linkini de paylaşıyorum.

https://denizmevzuat.uab.gov.tr/uploads/pages/uluslararasi-sozlesmeler/denizhukuku.pdf

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin itirazı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin haklı müdahalesi sonucu parsellerin uluslararası hukuka aykırı olarak sahiplenip, ihale edildiğini gören uluslararası petrol şirketleri bölgeyi terk etmek durumunda kaldılar.

Gelelim  komşumuz Korsan devlete tavsiyelerimize  :

Bir kere hayal dünyasında yaşamayı bırakıp, gerçek yaşama dönmenizin zamanı geldi de geçmek üzere.  Hayaller ile beslendiğiniz ve yeni kuşakları beslediğiniz Megali İdea, küçük Asya, Enosis, EOKA gibi tehlikeli hayalleriniz yüzünden başınıza gelmeyen kalmadı. Bu hayalleriniz yüzünden tarih boyunca büyük zararlara uğradınız. Prestij, Para, mal ve can kaybına uğradınız. Artık geçmişten ders almanız gerekiyor ki, gelecekte benzer zararlara uğramayın. Bunun için Doğu Akdenizde bulunan Doğalgaz ve Petrol Yatakları için hakkı olanların hakkını teslim etmelisiniz. Siz bu bölgeleri 3. Ülkelerin petrol şirketlerine verdiğinizde bu şirketlere pay vermeyecekmisiniz ? Elbette, kimse gelip size bedava gaz çıkarmaz.  İşte akılcılık burada devreye giriyor. Gelin parselleri hak sahibiyle beraber işletin daha çok kazanın. Ada daha fazla zenginleşsin. Bundan kimseye zarar gelmez. Aklın yolu bir.

SİLAHLANMA VE TAVSİYELER

 

 

Korsan komşumuzun silahlanmalarına gelecek  olursak.7 Mayıs 2020 tarihli Hürriyet gazetesinden üzücü bir haberi aktarmakla başlayayım.

 

     “ Larnaka’nın Klavdia köyünde yaşayan RMMO seferi askeri 23 yaşındaki İlias HARPAS, hamile kız kardeşi Maria’yı evinde bulunan G 3 piyade tüfeği ile vurarak öldürdü. Ölen Maria’nın nişanlısı Ksenios KİRİAKU, RMMO ordusunu suçlayarak askerliğini bitiren her rum’a bir adet piyade tüfeği veriliyor. İste sonucu diyerek isyanını dile getirdi.”

 Bu üzücü haber, hayalinizde yaşattığınız ve onun korkusuyla silahlandırdığınız sivillerin bir anlık buhran sonucu geldikleri nokta. 23 yaşında bir genç,  kardeş ve doğacak yeğeninin katili oldu, tap taze hayatlar söndü.

Dünyada sivillerin silahlandığı ülkeler sıralamasında Güney Kıbrıs Rum Korsan Devleti

% 36.4 lük bir oranla dünya 5.si bu silahların çok büyük bölümünü G 3, Kalaşnikof gibi otomatik hücum silahları oluşturuyor. Rum Milli Muhafız Ordusunda askerlik görevini tamamlayan herkese bir G 3 tüfek ve 100 adet mermi verilerek terhis ediliyor ve bu mühimmatla evlerine gönderiliyor.

Bu silahlanma sonucu yukarıda Hürriyet gazetesinin internet sayfasında yayınladığı haberdeki gibi kötü sonuçlar da ortaya çıkabiliyor.

Güneydeki Korsan Devlete sempati besleyen ve her ortamda Anavatan’a saldıran aramozda yaşayan Rum hayranlarına sormak istiyorum. Bu silahlanma kime karşı yapılıyor. Rumlar birbirlerini öldürsünler diye mi ? Yoksa sizin’de içinde yaşadığını Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne veya Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı mı ?

Burada durup düşünmek lazım. Bize karşı sürekli silahlanıp, kendi halkına korku ve şiddet  aşılayarak varlığını sürdürmeye çalışan rum siyasetçileri  bu şiddet politikasını nereye kadar sürdürecek ? Yakın tarihe baktığımızda 1974 tarihli Barış Harekatı adının içinde barış kelimesi kimin için kullanılmıştır ? O tarihte kendi içinizdeki siyasi çatışmaların önüne geçmek, kendi vatandaşlarınızın akıttığınız kanlarını önlemek için kulanılmıştır. Böylece , bir çok yurttaşınızın hayatı kurtulmuş, aileler huzura kavuşmuştur.

Size barış getiren bir halka karşı çoluk çocuğu silahlandırmak geçmişte yaşadığınız içinizdeki kardeş kavgasına her an dönebilir. Hem de kendi dağıttığınız silahlarla.

Gelelim, silahlanmanız konusundaki tavsiyelerimize.

Bir kere tekrar yakın tarihe dönüp bakmanızı tavsiye ediyorum. Son 100 yılda Türkiye ve Türkler için yaptığınız her düşmanca hareket size misliyle döndü. Her savaşta perişan oldunuz. Tarihten ders alarak ,düşmanca tavır ve söylemlerinizi bir kenara bırakıp, değişen dünya koşullarında nasıl daha çok ekonomik fayda elde edebilirim, halkımı refaha ulaştırabilirim diye düşünmeli ona göre hareket etmelisiniz.

Sınır komşularınızın haklarına saygılı olmalı, iş birliği yollarını aramalısınız. Her konuda ortaklık ve saygı dört ülkeye kazandıracaktır. Bu dört ülke, Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Yunanistan ve  Güney Kıbrıs Rum Cumhuriyeti, (Bakın Korsan demedim. Çünkü artık hakkınız olmayana el uzatmamanız gerektiğini anlamış olduğunuzu düşünüyorum.)

Bu karşılıklı saygı ve işbirliği, ekonomilere çok önemli katkılar sağlayıp, bölge ülkelerine de örnek olacak tarihi bir adım olacaktır.

Gelin bu pandemi günlerinden de ders çıkartarak bu dünyanın hepimize yetecek kadar büyük olduğunun farkına varalım. Kavgadan, çekişmeden uzak kardeşçe yaşamanın yollarını arayalım.

Biz kimliğmize, toprağımıza ve haklarımız  saygılı dostça bir komşuluk ilişkisine her zaman varız. Çünkü,  biliyoruz ki bu ada hepimize yeter.  Çünkü, biz Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün  YURTTA SULH, CİHANDA SULH öğretisıyle yoğrulduk.

 

08 MAYIS 2020