Son Dakika Haberler

KKTC’de koronavirüs tehdidi bitti mi ?

KKTC’de koronavirüs tehdidi bitti mi ?
Okunma : 104 views Yorum Yap

KKTC’de koronavirüs tehdidi bitti mi ?

 

KKTC’de son 7 gün içerisinde yeni koronavirüs vakasına rastlanılmaması üzerine, virüsün yayılma trendinin kırıldığı ve eksiye doğru ilerlediği, bu çerçevede salgına karşı alınan önlemlerde gevşemeye gidilebileceği, 4 Mayıs itibarıyla bazı işletmelerin açılabileceği gerek siyasi çevreler gerekse sosyal medya üzerinden gündeme getirilmektedir.

Bununla birlikte Türkiye’de TGRT Habere konuk olan Başbakan Ersin TATAR’ın açıklama yaptığı sırada “KKTC’de Koronavirüs Bitti” haberinin son dakika gelişmesi olarak verilmesi de dikkat çekmiştir..

Burada sorulması gereken tek soru “KKTC’de koronavirüs tehdidi bitti mi ?” yoksa “Adada ve Türkiye’de koronavirüs tehdidi bitti mi ?” olmalı, bu soruya hiç düşünmeden verilebilecek cevap tabi ki ikinci olmalıdır.

Tek başına korona salgınını yenmiş olan bir KKTC’nin Güney ve Türkiye’de salgın tehdidi bitmeden sevinç çığlıkları atması hakkı olmakla birlikte reel bir durum olmaktan uzak olacaktır. Ekonomik açıdan iç içe geçmiş Güney ve Türkiye denkleminden pozitif olarak çıkmak ve ekonomide ki ağır hasarı gidermek tek başına tabi ki mümkün olmayacaktır. Kaldı ki ekonomik sıkıntıların yarattığı sosyal yara dezenformasyonunu da ayrıca ele almak gerekecektir.

İşte bu denklem içerisinde siyasi ve politik görüşlerden uzak olarak salgın tehdidini Kuzey-Güney ve Türkiye bütünleşiği içerisinde görmenin faydalı olacağını değerlendiriyoruz.

Peki 24 Nisan itibarıyla Türkiyede’ki durum nedir;

(https://en.wikipedia.org/ )

Tüm bu veriler ışığı altında, Güneyde ve Türkiye’de henüz salgın tehdidinin azalma eğilimi göstermesine rağmen kabul edilebilir riskten uzak olduğunu söyleyebiliriz.

Bu çerçevede, Dünya geneline göre başarılı bir eylem planı yürüten KKTC’de ki mücadelenin taçlandırılabilmesi için Güney Kıbrıs’ı ve Türkiye’yi yakından takip etmenin, erken başarı çığlıklarının acı ve üzüntüye dönmemesi için azami temkinli açılımlara gidilmesinin ve toplumun da bu çerçevede iyiye ve aynı zamanda daha kötüye hazır olacak şeklide bilinçlendirilmesinin, politik söylemlerden ziyade bilimsel söylem ve tedbirlerle sürecin tamamlanmasının elzem olduğu unutulmamalıdır.