Son Dakika Haberler

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü: “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü: “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”
Okunma : 55 views Yorum Yap

 

 

 

Ülkemizde ‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ kapsamında yürüyüş düzenlendi.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bazı siyasi parti ve örgütler, “dayatılan muhafazakârlaştırma politikalarına ‘dur’ demek için” Kumsal Park’ta buluşup Meclis’e yürüdü. Meclis önünde ortak basın açıklaması da okundu.

Yürüyüşe katılmak üzere saat 17.30’da Kumsal Park’ta toplanan kitle, “Eşitlikten vazgeçmiyoruz”; “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”; “Yakamadığınız cadıların angonileriyiz”; “Özgürlüğünü seven defansa gelsin”; “Erkek şiddetine son”; “Çiçek değil, eşitlik”; “Gericilikten korkma, geç kalmaktan kork”; “Eşit ve özgür bir yaşam için hesaplaşacağız” yazılı pankartlar taşıdı. KTOEÖS Yönetim Kurulu Üyesi Çağrı Arslan, Meclis önünde örgütlerin ortak basın açıklamasını okudu.

Depremin kadınları, çocukları, emekçileri, LGBTİ+’ları sosyal ve ekonomik olarak daha kırılgan hale getirdiği kaydedilirken, yaşanan doğal afetin doğal olmayan yıkımlara yol açtığı belirtildi ve duyulan üzüntü ile öfke dile getirildi. Açıklamada, binlerce insanın hayatını kaybettiği yıkımın nedeni olarak rant düzeninin devamı için bilimsel kriterlerin göz ardı edilmesi ve neoliberal siyasetlerin tezahürü gösterildi.

“KADINLAR DEVLETTEN VE PATRONLARDAN ALACAKLI”

Açıklamada, “Devletin sosyal politikalar alanından geri çekildiği, ekonomik krizin, dinsel gericiliğin, muhafazakârlaştırmanın boy gösterdiği çarpık düzen en başta biz kadınları, çocukları, emekçileri ve LGBTİ+’ları hedef alıyor. Bu yüzden tıpkı depremin yarattığı yıkım gibi maruz kaldığımız emek sömürüsünün, ayrımcılığın, eşitsizliklerin ve şiddetin de doğal olmadığını biliyoruz. İnşaat sermayesinin palazlanması için bilimden vazgeçerek yaşamlarımızı kar uğruna riske atanlar da, kırılgan kesimleri devletin sosyal desteğinden mahrum bırakarak gerici kesimlerin istismarına açık hale getirenler de onlar. Sosyal Hizmetler yerine Din İşlerine bütçe ayıran, çocukları koruyacak devlet mekanizmasını kurmazken tarikatların adamızda cirit atmasına göz yumanlar onlar” denildi.

Kadınların devletten ve patronlardan alacaklı olduğunun kaydedildiği açıklamada, “yaşanılan emek sömürüsünün, uğranılan ayrımcılıkların, rant düzeninin aldığı canların ve neoliberal muhafazakar politikaların” hesabı soruldu.

Açıklamada, “İsias katillerinin yargılanarak en ağır cezaya çarptırılması; yapı denetimi önlemlerinin artırılması; külliye inşaatının durdurulması; Din İşleri ve Evkaf İdaresine ayrılan bütçenin Sosyal Hizmetlere tahsis edilmesi; her bölgeye kadın sığınma evleri ile şiddet önleme-danışma merkezleri açılması; İstanbul sözleşmesinin uygulanması ve Ev İçi Şiddeti Önleme Yasası’nın yasallaşması; hamile kadınların işten atılmasının yasaklanması; doğum kontrol yöntemlerine, smear testi, HPV aşılarına ücretsiz erişim sağlanması; ebeveyn izninin yasallaşması; özel sektörde sendikalaşmanın önünün açılması; kamusal kreşler, yaşlı bakım merkezleri, kamusal aşevleri, çamaşırhaneler açılması; Çocuk İzlem Merkezleri kurulması; Alo 183 İhbar hattına altyapı kazandırılması; TOCED’in teşkilatlandırılması; Din İşleri Başkanı Ahmet Ünsal’ın görevden alınması ve istisnai vatandaşlığının iptal edilmesi; insan hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliğine dair derslerin müfredata eklenmesi” gibi talepler sıralandı.

Ortak açıklamanın okunmasının ardından örgütler, “Yeniden Birleşme, Eşitlik, Dayanışma İçin Hep Birlikte” sloganıyla düzenlenecek iki toplumlu etkinliğe katılmak üzere Ledra Palace Sınır Kapısına yürüdü.